AİLEDE TEVHİD, RİSALET, AHİRET

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 28.11.2021

Kur’an üzerinde çalışanlar, konu bakımından Kur’an’ın amaçlarını toparlayıp sıralamaya çalıştıklarında üç ana başlık belirlerler. Bunlar: Tevhid, risalet, ahirettir. Gerçekten de geçmişteki elçilerin yaşamları, yöneticilerin toplumu yönlendirmeleri, bürokratların tutumları, ezenler-ezilenler, örnek kurgularla anlatılanlar, Hz. Muhammed as. dönemi ve ölüm sonrasına dair anlatılanların hepsi ve bunların dışındaki genel anlatımların tamamının amacının bunlar olduğu anlaşılabilir. Üzerinde duracağımız konunun anlaşılabilmesi için hepsi birbirini bütünleyen ve gerektiren bu üç konudan birkaç cümleyle söz edelim:  

1. Tevhid: Evreni yaratan bir yaratıcının var ve bir olduğunu, bu yaratıcının zatına ve ona ait sıfatlarına ortak koşmadan inanmak gerektiğini, yaratılmış ne varsa hepsinin Yaratıcıya ait evrende onun yasaları içerisinde yaşamakta ve ölmekte olduğunu ifade eder.

2. Risalet/Elçilik: Kur’an’da; ‘Nebi, Cebrail, Vahiy ve Nebilerin elçisi’ karşılığı olarak kullan ‘rasul’ sözcüğüyle, Yaratanın, insanlara, örnekler eşliğinde bireysel ve toplumsal olarak doğru yaşamayı öğrettiği ilkeler kast edilir. Bu ilkeler, görevli bir güç (/Cebrail) aracılığıyla Allah tarafından görevlendirilmiş bir kişiye, ulaşabildiği tüm insanlara iletmek üzere verilir. Bu süreçte gönderilen İlahî bilginin ilkeleri kadar, elçilerin yaşamları ve kişilikleri de ‘usvetun hasenetun/en güzel örnek’(Ahzab33/21) olarak insanlığa sunulur.

AKIL ve KULLANILMA BOYUTLARI

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 15.11.2021

İnsan eylemlerinin kaynağı; duygu, istek ve akıldır. Herhangi bir eylemde bunların ne kadarının ne zaman kullanıldığı veya kullanılıp kullanılmadığı eylemin niteliğini ortaya koyar. İnsanların benzer durum, söz ve eylemler karşısında, birbirlerinden çok farklı tepkiler ortaya koymaları bu yüzdendir. İmam Maturidi de: ‘İnsanlar tasdikte birbirine eşit fakat amellerde birbirinden farklıdır.’ sözüyle esasında her eylemin en az kişinin kendisi kadar öznel olduğuna işaret etmektedir. Çünkü esasında her kişinin sözü ve eylemleri, akıl düzeyini de ortaya koyar.

İnsanları eyleme iteleyen nedenler vardır. Bu nedenlerden bir kısmı kişi için amaç durumuna geldiğinde yapılan işlerin anlamı da değişir. Bu amaç insanın ‘sevgi, öfke, kin, özlem, hırs, acı…’ gibi duygularının her biri ile de beslenebilir. Kişideki duygu ve düşüncelerin eylemleri etkileme biçimi, onun ahlâki yapısıyla yakından ilgilidir. Kâtip Çelebi’ye göre ‘ahlâk’ şer’i ilimler arasında yer almaz. O, ahlâkı daha farklı etkenler sonucu kişide ortaya çıkan nitelikler olarak kabul eder. Elbette insanda ortaya çıkan her nitelik ve durum, onun aklını kullanma düzeyiyle de doğrudan ilgilidir. Belki de bu yüzden ‘İnsanı; beden, duyu ve zihin/algı’ olmak üzere üç boyuta ayıran Endülüslü filozof İbn Bâcce: ‘İnsan aklıyla ayrılır.’ sonucuna ulaşmaktadır. İnsan tüm eylemlerini bedeniyle yapar ancak bu tüm eylemler, kişinin ‘duyuları ve zihni’nin yönlendirdiği aklın itici gücü ile başlar, sürer ve biter.

DİYARBAKIR MEKTUBU!

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 04.11.2021

Değerli kardeşim T., birlikte yediğimiz yemek, içtiğimiz çay hatırına, buraya yazdıklarımı, bana söz ettiğin arkadaşına gönder; benim gibilerin durumunu kaleme aldığı bir yazı yazsın da bizim aldanış öykümüzü başkaları yaşamasın.

‘Hanımefendi! Beni tanımıyorsunuz biliyorum; hakkımda öğrenmek istediğiniz her şeyi ortak arkadaşımız T., size yazıp gönderdiklerime ve sizden ne istediğime ek olarak anlatacaktır. Beni anlayacağınızı umuyorum. Sizden çok şey istemiyorum, suskun çığlığıma ses olun yeter!’

‘Ben her açıdan çok zor şartlarda liseyi okudum ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Bölümünü kazandım. O dönemde birkaç arkadaşımla birlikte başörtüsü kullanma kararı aldık. Tabii bu karar ne demekti o zamanlar, bunu şimdi açıklamak gerçekten zor; çünkü başörtüsü tüm hayatı baştan aşağı değiştirmenin adıydı. Bu kararı aldıktan sonra tüm hayatımızı yeni baştan düzenlememiz gerekiyordu. Çünkü artık -pek de bilmediğimiz- dinimiz İslam’ı temsil konumundaydık ve bu çok şerefli bir konumdu. Hep birlikte kitaplar alıyor, okuyor, okuyorduk. Kapak adı ‘İslam’da bilmem ne?’ olan kitaplar yayımlanıyordu mantar gibi ardı ardına ve ben de hepsini bulup, alıp okuyordum. Bir süre sonra İslam’ı iyi öğrenmek adına daha temel kaynakları okumaya başladım. Okumaya olan sevgim ve var olan okuma alışkanlığım, ciltlerce temel kaynakları okumamı da kolaylaştırıyordu.

ELEŞTİRİ SEVİYE İSTER!

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 26.10.2021

Sürekli aynı ortamda, aynı veya benzer kişilerle birlikte olmak bir süre sonra kişilerin çevresiyle aynılaşmasına ve körleşmesine neden olmaktadır. Ortak sevgiler gibi ortak nefretler de insanları birbirine yaklaştırır, bir arada tutar. Bu nedenle bir topluluk oluşturmak isteyen kişiler zaman zaman nefret unsurlarını, birlikteliğin dolgu malzemesi olarak kullanırlar. Ancak bu yöneliş, sağlam bir birliktelik nedeni değildir. Çünkü sevgi ve nefretin her ikisi de körleşmeye neden olan iki önemli duygudur.

2021 yılının sonlarına yaklaşırken ülkemiz, sevgi ve nefret kutuplarının sertleştiği bir zaman diliminin soğukluğunu yaşıyor. Yaşanan nefret de kör, sevgi de.  Nefretin getirdiği körlük belli oranda anlaşılabilir. Ancak hiçbirimiz, sevginin hepimize yaşattığı körlüğün acı bedelinin ve sonuçlarının farkında değiliz. Oysa sevdiklerimiz de herkes kadar yanlış yapıyor olabilir hatta herkesten daha çok. Bunun olabileceğini düşünmek, görmek, kabul etmek gerekmez mi? Duygu ve düşünce dengesine sahip kimseler olabilmek için ister sevdiklerimizin ister sevmediklerimizin yanlışlarını görürken yaptıkları güzel işleri de yok saymamalıyız. Eleştiri ve övgülerimiz bu anlamda bir dengeye sahip olmalıdır.

“İSLAM BİZİM DÜŞMANIMIZDIR”(!)

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 13.10.2021

Toplumsal yaşamın her alanındaki birliktelikler öncelikle ortak amaçlar üzerine kurulur. Ancak oluşturulan birlikteliklerin dağılmaması için ortak düşman ve düşmanlıklar da gerekli görülür. Bu durum iç siyasette olduğu gibi dış siyasette de böyledir.

Buna Sovyet Rusya’nın yıkılışıyla ‘amaç ve düşman’ yokluğuna düşen NATO VE AB’nin yeni düşman arayışını örnek verebiliriz. İngiliz eski başbakanlarından Margaret Thatcher, 1990 yılında İskoçya’da yapılan NATO toplantısında -herkesin bildiği- şu sözleri söylemişti: “Sovyetler Birliği yıkılmıştır, karşımızda düşman kalmamıştır. Ama düşmansız bir ideoloji yaşayamaz. Yeni bir düşman bulmamız lazım. Düşman aramaya ise gerek yok; yeni düşmanımız İslam’dır”. Böylece Sovyet sosyalizminin yayılmacılığına karşı oluşturulan birliktelikler ve kuruluşlar, dağılıp çözülmemek için ortak ve kendilerince anlamlı bir düşman bulmuş oluyorlardı. Bu da esasında yüzyıllardır olduğu gibi 1. Dünya Savaşında tam anlamıyla ortaya koydukları ancak yaşadıkları 2. Dünya Savaşının ağır sonuçları nedeniyle yeniden açıkça ortaya koymayı erteledikleri, tarihî genlerinde kodları bulunan eski İslam düşmanlığıdır.

ÜTOPYADAN KÜÇÜREK ÖYKÜLER-IV / EMRULLAH BEYİN KABUK DEĞİŞİMİ

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 01.10.2021

EMRULLAH BEYİN KABUK DEĞİŞİMİ

40 yaşına girmişti. Uzun süre düşündükten sonra bazı sonuçlara ulaştı. O günden sonra ön tarafı dökülmüş saçlarına ve çenesinin iki tarafı biraz ağarmış sakalına uzun bir süre dokunmadı. Belli bir uzunluğa gelince yeni bir berbere gitti ve istediği tarifi verdi. Berber ensedeki saçlarının bir kısmını kısa kesti üstte kalanların boyunu düzeltip Emrullah Bey’in getirdiği lastik tokayla saçlarını topladı ve ince kıvrım tel tacı da taktı. Sakalını bıyık ve çene altını bırakarak keçisakalı veya top sakala denilen bir şekilde kestirdi. Oradan çıkınca az ilerideki kuyumcuya gitti, sağ kulağına iki delik açtırıp birine parlayan diğerine metal iki minik top küpe taktırdı; sol kulağına tek delip açtırıp ona da bir halka küpe taktırdı. Çıktı, diz altına uzanan bir şort ve onun altına giyebileceği bir ayakkabı aldı ve son olarak her modelde başörtüsü satan bir eşarp mağazasına girdi ve tezgâhın gerisindeki kadına: ‘Fular var mı?’ dedi. Tezgâha konulan fularlardan farklı renkte ve modelde birkaç tane alarak evine döndü.

ÖĞRETMENLER ODASINDA ARAP SORUNU

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 20.09.2021

(Yazı uzundur, önemli işleri olanlar ve okurken yorulacak olanlar lütfen okumaya başlamasın.)

Öğle arası olmuş, öğrenciler dışarı çıkarken öğretmenler de kendi odalarına doğru gidiyorlardı. Okulun edebiyat öğretmenlerinden Ayten Hanım, öğrencilere okunmasını yararlı gördüğü kitap önerirken dersten çıkışı gecikmişti. Öğretmenler odasına girdiğinde, neredeyse herkes birer çayla öğle yemeğini yemeye başlamışken hararetli bir konuşmanın başladığını görmüştü. O da geçti çayını yiyeceğini alıp masanın ilerisine doğru oturdu. Konu genellikle olduğu gibi öğrenciler ve sınıfların durumuydu.

Tarih öğretmeni Yıldız Hanım: Arap okulunda gibiyim. Sınıflarda 3, 4 Türk; 20 küsur yabancı. Konuşma, okuma, yazma hiçbir şey yok. Salgınla 11, 12 olmuşlar, dil bilmiyor, okuyamıyor, anlamıyor, anlatamıyor, dersi nasıl işleyeceksin.

Fizik öğretmeni Yeşim Hanım: Ben anlamadım ne oldu böyle üç beş yılda tüm sınıflarda 3, 4 Türk var, gerisi yabancı.

İKİ KİLO DEMİR Mİ YOKSA İKİ KİLO PAMUK MU AĞIR?

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 31.08.2021

Tabii ki demir! :) Bu soru insanlara özellikle de çocuklara dalgınken sorulduğunda, verilen cevap çoğu kere bu oluyor. Çünkü demir, ağırlığıyla belirginleşmiş bir maddedir. Bu bağlamda söz etmek istediğim bir konu var.

Herkes gibi ben de yıllardır insanlarla birlikte yaşıyorum. Geniş ailem, öğrencilerim, dost ve arkadaşlarım hatta yalnızca birkaç gün, birkaç saat birlikte olduğum insanların benimle paylaştıklarından bana kalan çok şey oldu. Önceleri: ‘İlk defa gördüğüm bir insan bana neden kendisiyle ilgili bu kadar özel bir konudan söz ediyor? Ben böyle konuları başkalarıyla paylaşamam.’ dedimse de sonraki yıllarda ben de alıştım insanların benimle en özel konularını en açık biçimde paylaşmalarına. Çoğu kez benden birkaç cümle bekliyorlardı, bazen de dinlenmeyi, anlaşılmayı ya da haklı mı haksız mı oldukları konusuna bir başka gözle bakılmasını istiyorlardı. Tabii hepsinden önce bir de sır tutan bir ağız bekliyorlardı.

Sayfa 1 / 27

VİDEOLAR


Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri  (23.04.2019)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri (23.04.2019)

Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kur’an’a Göre Şirk (12.11.2020)
Kur'an'a Göre Şirk (12.11.2020)

Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)

Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-2 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-2 (22.10.2020)

Cahil Kimdir? Cehalet Nedir? (15.10.2020)
Cahil Kimdir? Cehalet Nedir? (15.10.2020)
İlim Nedir? İlmi Ledün Nedir? (01.10.2020)
İlim Nedir? İlmi Ledün Nedir? (01.10.2020)

Erdemli İnsanın Özellikleri (24.09.2020)
Erdemli İnsanın Özellikleri (24.09.2020)
İnsan ve Seküler İnsan (17.09.2020)
İnsan ve Seküler İnsan (17.09.2020)

Karşı Cinsle Sınav Bağlamında Yusuf Suresi-2 (23-35 Ayetler) (20.06.2020)
Karşı Cinsle Sınav Bağlamında Yusuf Suresi-2 (23-35 Ayetler) (20.06.2020)
Tebliğ Ahlakı 3- Tebliğ Yöntemleri (16.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 3- Tebliğ Yöntemleri (16.05.2020)

Tebliğ Ahlakı 4 - Emri Bil Ma’ruf Vennehyi Anil Münker (23.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 4 - Emri Bil Ma'ruf Vennehyi Anil Münker (23.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 1-Tebliğ Nedir? (09.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 1-Tebliğ Nedir? (09.05.2020)

Tebliğ Ahlakı 2-Tebliğcinin Özellikleri (16.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 2-Tebliğcinin Özellikleri (16.05.2020)
Kardeşlik Bağlamında Yusuf Suresi-1 (1-22. Ayetler) (13.06.2020)
Kardeşlik Bağlamında Yusuf Suresi-1 (1-22. Ayetler) (13.06.2020)

Kardeşlik Ayetleri (06.06.2020)
Kardeşlik Ayetleri (06.06.2020)
Toprak Ayetleri (30.05.2020)
Toprak Ayetleri (30.05.2020)

Ramazanla Hayatın Yeniden Programlanması ve Sabır-(Savm Ayetleri) (02.05.2020)
Ramazanla Hayatın Yeniden Programlanması ve Sabır-(Savm Ayetleri) (02.05.2020)
Darabehunne Bağlamında Hz. Eyyub’un Sapları (25.04.2020)
Darabehunne Bağlamında Hz. Eyyub'un Sapları (25.04.2020)

Darabehunne/onları dövün Bağlamında Nisa 34 - (04.04.2020)
Darabehunne/onları dövün Bağlamında Nisa 34 - (04.04.2020)
Kıssa Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 28.03.2020)
Kıssa Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 28.03.2020)

Mutluluk Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 21.03.2020)
Mutluluk Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 21.03.2020)
İyilik ve Kötülük Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 14.03.2020)
İyilik ve Kötülük Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 14.03.2020)

Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Joomla templates by Joomlashine