| İstediğin Kadar Ağla Süleyman Emmi |
|
|
|
Saçının aklarına dokunma Süleyman Emmi, Bu, yaşayan herkes için kaderdir Öyle derin derin aynaya bakıp Çevirme başını gençlik resmine
Ellerinle ovma dizlerini, Süleyman Emmi, Dizlerin de yorulmuştur, yüreğin gibi Güçsüzlüğü her zerrende hissedip, ‘Ah!’ çekip kahırlanma, hayat böyledir
Evde tek kalmışsan ahir ömründe Köroğlunu erkenden öteye göndermişsen Ne yapalım, sözleşmesi yok hayatın Herkesin sende yeri var, nerdeydi senin yerin
Dostların birer birer gittiyse Süleyman Emmi, Yalnızlık yapıştıysa yakana, kalabalıklarda Kırk yıl hatırlı kahveyi, içmek için dost yoksa Belki artık ölsen iyi olur, ne dersin
Dedin ki: “Varsa verirken, yoksa bulurken Ne de çoktu etrafımda insanlar Herkesin bir şekilde yaşadığı dünyada Yalnızlıktan büyük bir illet olmaz.
Eşsiz yuva ev değilmiş, körmüş duvarlar İnsan ağlarken ‘Ağlama’ diyen olmaz Bayılsan ya da ölsen, en yakınların Eller duyup haber vermeden duymaz.”
-Erkeksin-, ağlama yine de Süleyman Emmi, Bak, iş-güç sahibi oldu çocukların, Bak, bir sürü torunların oldu Hâlbuki bir zaman sen tek bir kişiydin
Tamam, Süleyman Emmi, en azından son bayramda Çocukların, torunların gelmemişse yanına Herkesin işi gücü boylarından fazlaysa Komşuların da çalmamışsa kapını, istediğin kadar ağla. |
|
Bu toplumun çocukları olan bizler, değerler ve öncelikler açısından amuda kalkmış bir anlayışın ellerinde yetiştik. Bütün çabamız, amuda kalktığının farkında olmadığı için, kendisi gibi amuda kalkanların dışında herkesi yanlışta gören toplumumuza, bu duruşun bozukluğunu hatırlatarak, öncelikler sıralamamızı pişman olmayacağımız şekilde yeniden düzenleme arayış ve arzusundan ibarettir. |
| Devamını oku... |
HER HAKKI SAKLIDIR. İZİNSİZ ALINTI YAPILAMAZ.