| Vakit Var |
|
|
|
Herkes duramaz tek başına ayakta Dedin ki: Ben beni bildim bileli duruyorum Fikir veriyor bana, sorduğum, sormadığım Karşıdan pek mi şaşkın görünüyorum? Hâlbuki bilen bilir, yolumda gidiyorum Dahası ne kâğıt helva ne elma şekeri istiyorum Anla artık beni ey sırlarını sinesinde taşıyan.
Sen bu dünyada bir yerlerde olsan Ben, bir helâk geçidinin tam ortasında Yeter bana. Avunabilirim karşılaşmak umuduyla Açar belki senelerdir hiç açmayan menekşe. Gönlüm çiçeği okşarken, aldatılsam, kullanılsam Üzülür müyüm? Evet, biraz Ama pişman olmam.
Bakışları kirletilmiş bu çağdaş Gomore’de Sevgi linç edilip, şefkat asıldıktan sonra Varsın taş üstünde taş kalmasın. Kalpleri haşyetten titremeden el açanlar Kime, neden yöneldiklerini biliyorlar mı? Aynalar anlatsa eskiden gösterdiklerini Kızaracak bir yüz bulabilir miyim acaba?
Yedibeyzasız baltalar kıramıyor putları Toplamıyor şaşkınları şirkin vadilerinden Ruhun makamı beden, bedenin dünya Geldin, gitmeden gördüklerin say ki bir rüya Gözünü aç gör, kapa gör; hangisi gerçek Sen git artık bana ninni söyleme Uyurum kendim. Bu gece de elbet bitecek.
Kendini karanlıkta benim gibi görmedin Ey kendine zalim olan uykusuz çiçek Bu cenabet şehirleri hangi tufan arıtır Yaş dökmeden ağla, sözsüz şarkılar söyle Okşanırken bencilliği, kölesine tapanların Bir şey kalsın ortada, tek bir şey ayan-beyan Nerede:‘Perde açılsa yakinim artamaz.’buyuran. Dürülür zaman, toplanır gerçek, saklanır yalan ‘Emre itaatsizdir.’ yazmış, bu oyuncak tanrılar Yazmadığım okunmuş, demediğim dinlenmiş Saman kâğıtta sicilim, ben okurken ağladı. Beni anlamadılar: ‘La’ dedim, ‘illa’ dedim Doğruya ‘Doğru’ dedim, gerçeğe ‘Peki’ dedim Başı göğe ermedi, âlemin omzunda yükselenin.
Akrebin emzirdiği sinelerin ardında Özgürlük ilan eden köleyken gönül Kemal tutar zevalinin elinden Dediler: Haddini aşan zıddına döner. Uyan ve kalk, dön istediğin yere Bütün yollar inerek ya da çıkarak gidilir Uzaklarda ne ararsan özünde bekletilir.
Kendisi olmak nedir, kendisi olmamak ne Zafer nedir en çirkin bakışa göre Ne fısıldıyor kulaklara ibnüzzaman Varlığı rahmet olan bir el sarsa da yaraları Nasıl unutulur çekilen acılar Olgunluk zirvesine merdiven de olmamışsa Üstelik sen de yoksan orada
Bir müstear ad ardına saklasam da kendimi Bilen bilir, duyan anlar ki benim Yıllar surete tapanların aşkını öldürürken Göster yardan değil, candan nasıl geçilir Bilirsin, ben de subaşında vurulmadım, Evet. Ölüm de bir ödüldür, yaşayana verilen Evet. Vakit var hayallere eğer ölmediysen. |
|
Gençlik, delilikten bir şubedir. |
| Devamını oku... |
HER HAKKI SAKLIDIR. İZİNSİZ ALINTI YAPILAMAZ.