real estate menu left
real estate menu right
real estate company logo
 

Giriş Formu



Anasayfa şiirler Ben Senin İstanbul’un Olurum
Ben Senin İstanbul’un Olurum Yazdır E-posta

Dün gördüm, yine neden, hüzünlere boyandın

Yine hangi ateşte, hangi tufanda yandın

Sarp geçide yönelmiş, üstelik de yayandın

Yanımda olsa deyip, hasretle beni andın

           Nerde olsan ey gönül, bekle seni bulurum

           Kederlenme, ben senin İstanbul’un olurum.

 

Neden sana saraydır, kendi kurduğun zindan

Aykırı haykırışlar, homurdanır durmadan

Her şeye isyankârsın, kendine bile yaban

Gizleme hakikati, sanma ki yok anlayan

           Dilin sussa, kalbini, gözlerinden okurum

           Kahırlanma, ben senin İstanbul’un olurum.

 

Gözünü almasa da el âlemin serveti

Birazcık karardı mı, yüreğinin saffeti

Dostların ellerinden, düşmana bal şerbeti

Belli ki ağır geldi, nimetlerin mihneti

         Nasibine altın tas, içinde bir tek yudum

         Zehirlenme, ben senin İstanbul’un olurum.

 

Mertebe gönül işi, kimseye gönül koyma

Zamanın sahibi var, sus artık şafak sayma

Kurduğumuz hayalin, gözlerini sen oyma

Üstüne toprak atıp, başına da taş koyma

         Bitmemişken sevdamız, hayattayken umudum

         Kabirlenme, ben senin İstanbul’un olurum.

 

Görmeyen anlatırdı, şöhretin dilde iken

Ben seninle beraber, uzun bir yolda iken

Hayallerin büyüktü, sıkıştın gölde iken

Nereye gideceksin, bilmez bir halde iken

           Okyanus ‘Gel’ diyordu, bir dar boğazda buldum

           Nehirlenme, ben senin İstanbul’un olurum.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Bizim Toplumumuzda, evlilik söz konusu olduğu zaman genelde herkes teşvik eder. Yeni bir yuvanın kurulması, gençlerin ailelerini, akrabalarını ve çevrelerini sevindirir. Evlenecek gençler, bu zaman diliminde kendi ailelerinde yaşanan sorunların hiçbirinin yaşanmayacağı bir evlilik hayali içerisindedirler.

Devamını oku...



HER HAKKI SAKLIDIR. İZİNSİZ ALINTI YAPILAMAZ.