| Şayna |
|
|
|
Zinciri zincir eden her bir halkadır Şayna Sen uçları birleştiren büyük halkasın Seni seçkin kılan herkes gibiliğindir Biriktirdiğin kül, yaktığın ateştendir tekliğin Susuzsan, içtiğin de suysa, kâsenin ne önemi var Altın, gümüş, bakır, demir, toprak yahut bir avuç Sunulan şey gibi sunana da iyi bak Yeryüzü tanrıları sunmadıkça al ve iç.
Esir ettiklerine, esir olmadın Şayna Soylusun, yükseldin, omuzlarına bastı ayakların Bütün dereleri kendinde toplayan ırmaksın Denizdeki zerre gibi parça ve bütün Damlaya kıydığın zaman biter her şey gördün Gök kuşağını boyadı az önce senin fırçan Hakikat süs itemez, açık ve yalın söyle Duvara konulacak son eksik taş adına.
Taşını kaybetmiş bir gerdanlık değilsin Şayna Aşkın elinden tutarsa tutsun ölüm Şu elbiseleri dik tutan omurgaların ruhu Yorgundur, ölüdür, bazıları gömülmemiştir Yolları mezarlıklarla biten bir kentte Kaybolmak mümkün değil dön, gel Büyüsü kaybolmadan sözlerin Kuşluk vakti dağılan sisle beraber
Yoksulluğumu anlattım zenginlere Şayna Tüketene kadar aldılar neyim varsa Bir gölge aradım, yandığım zaman Güneş bende gölgelendi Hararetten kavrulup koştuğum pınar İçti beni ciğeri soğuyuncaya kadar Kutup yıldızına baktım en karanlık gecede Dedi ki: Neredesin, yönümü bulacağım.
Ben ne yapacağım, biliyorsan söyle Şayna İlim dediğim şeyler avuçlarımdan süzüldü Hikmeti avlamak için gerdim yayı Attığım ok bana döndü Karanlığa bir ışık yakayım dedim Yaktığım mum beni yaktı Kanar düşüncelerimin yarası, derin ve sessiz Şunlar sevdamın külleri, şunlar bende kalan iz
Sevecen bakmayan gözlerin gülüşünden sakın Şayna Kimse yok mu iyilerin harman yerinden Aşkını öldürmeden kuşanırsan öğrenirsin Hicranın en gerçek vuslat olduğunu Hasat günü gelince derilecek ne varsa Ektiğin şeyler olacaktır Marazlı bir aşk yaşayan âşık Önce öldürecek sonra tapacaktır.
Seni neden sevindiriyor bilmem Şayna Delilerin sevindiği müjdeler Gönül bir meczup gibi kaybolduğunda Onu alıp hastaneye götüren doğru yapmamıştır Onu kendi evine götürmekte yanlıştır O, kendi kemalinin eşiğine bırakılmalıdır Hiç kemali yaşamadan, hep zevali yaşayanlar Akıntısız suda bile yerlerinde kalamazlar.
Neden düz ovada dağıldın Şayna Ben sana toplan, nehir ol, dedim Kaldır kuvvetli pazılarınla meşaleyi Aydınlat yolu kaybetmişler için menzili dedim Sen başka ellerin ateşi tutacağı Maşa olmak istedin Olmaz canım. ısyan böyle çıkarılmaz Böyle haykırılmaz, zulüm böyle yıkılmaz
Şimdi benimle gülsen ne olur Şayna Ben hep tek başıma ağladım Gördüklerine bakıp göz bebeğim, gözünü oyma Postlarıyla dolaşanlara bakıp tenini soyma Ruhu üryan, aklı üryan, kalbi üryan olanı Örtmeye güç yetirecek bir elbise yok Yardan mektup var dediler, sevindim Baktım ki zarf da yok, mazruf da yok
Yalnızlık, hicranın zirvesidir, zordur Şayna Durursan öfkelerinle ördüğün kuyunun dibinde Biriktirdiğin kin damlaları boğulmana yeter Her zalim zulmederken çakır keyif oluyor. Neden? Başkasının altına izzetini minder eden Kimi sevindirir, kimi rahat ettirir Sen yine de kendinden bir ses, bir renk kat Söylediğin ve yaptığın her şeye… Yakışır
Kütükler üzüm verdikçe yaşatılır Şayna Kurursa, sökülüp yakılır çatır çatır Eğer varsa makûs bir talih Alın ve yürek teriyle silinip baştan yazılır O zaman A’raf’ta olsan da doğru yere yürürsün Sisler kalkar gözünden doğru görürsün Omzun yalnızca kendi başını taşımaya adaydır İraden binek olur, alnında seçtiğin vardır.
Her insanın affı mümkündür Şayna Pişmanlığı kendi boyunu aşınca Getirdiler suçluyu astılar. O benmişim Yıkadılar ölüyü kefenlediler. O benmişim ‘Hüvel Baki’ yazan bir taş koydular. O benmişim Eşik yaptılar basılıp geçilsin diye. O benmişim Kubbeyi birleştiren son taşa, alemi oturttular Taş da benmişim, alem de ben, kubbe de
Bir parçası insan kalanın Şayna Gerisi de insanlaşır gözyaşlarıyla İşte bu yüzden, yeryüzü tanrıları İnsan yanları bilinmesin diye, gizli ağlarlar Ve iyi bakarsan birilerinin omuzlarında Uyur-gezer cüceler olduklarını görürsün Sözlerinin ayakları yere basmaz, sayıklamadır Cahiller nezdinde bunlar, öncü ve muttaki sayılır.
Öğlen vaktini neden sevmediklerini anladın mı Şayna İkindin vakti gölgesiyle mest olanların Hepsi kendi gölgesine meftun bunların İçinden çıkamazlar kurdukları oyunların Bükemediği eli yalamaya hazır bir kitle ‘Zâtı şahane’ diyerek ikiye bükülürler Bunların bazısı ‘Biz’ der, bazısı ‘Allahuekber’ İnanma sakın şayna, hepsi yalnız kendine secde eder. |
|
Kadın ve Erkek.. |
| Devamını oku... |
HER HAKKI SAKLIDIR. İZİNSİZ ALINTI YAPILAMAZ.